Kayıt: Feb 14, 2007 Mesajlar: 4751 Şehir: BİR K@DINI @ĞL@TIRK£N ÇOK DİKK@T £DİN ÇÜNKÜ @LL@H ONL@RIN GÖZ Y@ŞL@RINI S@Y@R...!!!
Tarih: Cum Haz 01, 2007 6:15 pm Mesaj konusu:
kalbi kırık olanlara çapkınlara evli olanlara dönmeyecek birini hala bekleyenlere yani bebeğim harikaydı harikasın bitanem benim yaaaa _________________
Artık sensizliği umursamıyor muyum nedir? Geceleri hala aklıma geliyorsun ama ne hayallerimde nede rüyalarım da istemiyorum artık seni… Seni hatırlatan her anı, her şarkı, beraber gidilen her köşe başı bana boş ve manasız geliyor…. Kimdi bunlara her baktığında ağlayan? Yüreğinin kanamasından nefes alamayan… ben mi?
Ara sıra senden haberler geliyor, gözlerime bakarak anlatıyorlar. Acımı görmek için, bundan zevk almak için…. Onlara bakıyorum… anlattıkları sana deli gibi aşık olan bana değil ki… kime anlatıyorlar seni? Ben seninle vardım, ben sende kayboldum, ben sende yok oldum…. yerime gelen seninle ilgilenmiyor ki…. Ufak da olsa bir ipucu arıyorlar gözlerimin içinde…. Ama artık bulamazlar…. Kim seni sevdiyse o senin gidişinle öldü….
Yeni birisiyim artık ben… hiç bir şey acıtmıyor canımı… Seninle birlikte duygularım da gitti benim. Gözümden bir damla yaş akmıyor, kanayan bir yüreğim yok artık…
Bunun için mi girdin hayatıma…. Benden yeni bir ben yaratmak için mi? Eski ben bu dünyaya dayanamayacak kadar mı zavallıydı ki bir an önce yok edilmesi gerekiyordu? Görevin bu hayata devamımı sağlamak mıydı? Görevin beni yüreksiz bırakmak mıydı?
Umarım başarının zaferini yudum yudum içiyorsundur… Umarım aldığın yüreğimi tepe tepe kullanıyorsundur… nasıl olsa o hep senindi…
Yarattığın yeni ben’in artık ne sana ne bir yüreğe ihtiyacı var…. Tebrik ederim…
Her yeni güne seni unutmak için dualayarak başlıyorum.. Ve her günümü lanet ederek yatağımda kapatıyorum...
Lanet ediyorum... Seni unutamadan beni yastığımla tekrar buluşturan güne,seni özleyerek geçirdiğim düne,bana bakarken göremediğim gülümseyen yüzünü hasretlememe lanet ediyorum... Ve ne olursa olsun... Seni tanıdığım güne lanet edemememe.... Lanetliyorum.... Seni hala deli gibi özlüyorum...Sinir oluyorum...
Hayatıma insanlar sokuyorum..Sevebileceğim insanlar olmasına özen gösteriyorum..Biliyorum seviliyorum..Biliyorum özleniyorum..Ama bu sefer iki kişilik yalnızlığımda yine durup durup sana yanıyorum..İki kişilik yalnızlığımda ,nefessiz kalıyorum..Ben sensiz boğuluyorum...Senden nefret ediyorummmmmm....
Bu sorunun cevabı bu değil oluyorum her seferinde,bu bakışın karşılığı bu değil,bu el böyle tutulmamalı ve bu telefon asla böyle açılmamalı..Deliriyorum..Biliyorum ,sonunda da delirtiyorum..Senden sonra hiçbir gideni özlemiyorum.Seni düşündüğüm yalnızlığımda mutlu olduğuma şaşırıp hatta, bu sefer kendimi parça parça etmek istiyorum..Ama...Ne sana,ne kendime kıyamıyorum..
Her gördüğümde seni arıyorum,her gördüğümde seni bulamıyorum,parçana bile rastlamıyorum ve bana ne yaptığını kestiremiyorum..
Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum...Beni kendine alıştırıp sonra korkmana,korkup kaçmana,kaçarken arkana bile bakamamana...Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum...Sevgine alıştırıp,bakışına dokundurup,omzunda uyuttuğun her huzurlu günden sonra, tüm güvensizliklerini bana bırakıp yaşama çalışmanda..Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum....Olmadığın bir şey missin gibi ortalıkta dolanırken, kandırdığın herkesin ardında kendini kandıramamana,kandırdığını sanmana,mutsuz olmak için verdiğin çabanı mutluluğunu korumak için göstermemene....Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum sevgili...Artık sana saygı duymadığımı kabullenmişliğimi sana ,yüzüne,gözlerine söylerken seni boğmak istiyorum...Yaşadığın hayatta boğulmaktan beter olduğunu biliyorum belki,seni kurtarmak istiyorum....
Ve seni görüyorum..Yüzüne bile bakmıyorum..Bakarsam o gözlerin, beni ruhuna dolduracağına inanıyorum....Bakarsam o gözlerin de beni özlediğini göreceğimi biliyorum..Bakarsam o gözlere sadece bakarak kalamayacağımı kestiriyorum..Baktığım anda sarılıp özlediğim kokunu burnuma doldurduğumda,aylarca ayrılığın ardından sarıldığım anın büyüsüyle tekrar sana teslim olacağımı sürekli içimden tekrarlıyorum..Seni gördüğüm anda arkama bakmadan kaçıyorum..Yüzüne bile bakmıyorum...Bakamıyorum.. ...................................
Sen benim gecemdin..Karanlık gecemde tek yoldaşım..Sen benim günümdün..Parlayan günümde tek tebessümüm..Sen benim dünümdün...Ağladığım her dünde saçımı okşayan sessiz...Sen benim inancımdın hayata...Yaptığın hatalarla ,bir kadına inancımı değil sadece,tüm evrene inancımı yitirdiğim.....Sen benim sevgimdin defalarca söylemekten üşenmediğim..Sen benim her şeyimdin, sevgisi ölçülmezimle kıyas ettiğim..
Ve ben senden nefret ediyorum sevgili... ...................................
Yaşamaktır Aşk; Gece ile Gündüzün Sessiz Geçişimidir Bir Uyku Boyunda Delice Bir Yangın Parmaklarının buzulunda....KARŞILIKSIZ SEVEBİLMEKSE SEVDA GERÇEK SEVEN KÜLE DÖNMÜŞ HER ÇAĞDA ELİM KOLUM BAĞLANMIŞSA KIYINDA SANA OLAN SEVDAMDANDIR BİLESİN!..
Agirdir sevmelerim her yürek tasiyamaz, büyüktür umutlarim her omuz kaldiramaz, her sey olur da su kalbim, bir tek sensiz olamaz. Mürekkepten denizler, kagittan gemiler yaptim. Sonra ismini her yere yazdim. İsmini yazinca seni sevdigimi sandin, ben seni sevmedim sana taptim!.. Günesin buz tuttugu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız senin icin yanan kalbimdir.
Hasan Ocakcı
ÖZLEDİM SENİ...
özledim seni... ayrilik yüregimi uyusturuyor
karincalandiriyor nicedir. beynimi uyusturuyor özlemin... cok sik birlikte olmasak bile benimle oldugunu bilmenin bunca zamandir icimi isittigini yeni yeni anliyorum Yoklugun, Hatirladikca yüregime saplanan
bir sizi olmaktan cikip mütemadiyen bir bosluga öglenleri her isi bir kenara koyup seninle bas basa konusmalari özlüyorum; yürüyüslerimizi, sevimli hasariligini, cocuksu küskünlügünü... Nasilda serttin baskalarina karsi beni savunurken; ve ne kadar yumusak bir cift kisik gözle kendini ellerimin oksayisina birakirken Gitmeni asla istemedigim halde buna mecbur oldugunu görmek ve sana bunlari söylemeden 'git artik' demek 'beni ne kadar cabuk unutursan,
o kadar cabuk kavusacaksin mutluluga' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yillar sonra karsilastigimizda bana bir yabanci gibi bakmani istemek senden... yeni bir sevdayi yasakladigim
kalbime söz gecirmek....
Hasan Ocakcı
yalan söylemek gerçekten kötü müdür?
yalan söylemenin kötü olduğunu hep duyarız ama bunun gerçekten böyle olduğunun emprik bir deliline rastlanmış değildir.yalanın kötü olarak nitelenmesinin nedeni genelde yalanın kendisi ile değil de sonuçları ile ilgilidir. yani kötü sonuçlar doğurduğu (küçük düşme,başkalarının zarara uğraması vb.) için "kötü" olarak nitelendirilir.oysa bir şeyin iyi ya da kötü olmasının ölçütünün sonuçlarında aranması kaçınılmaz olarak göreliliği getirir. bu durmda ise duruma göre iyi ya da kötü şeyler ortaya çıkar.eğer "yalan kötüdür" diye evrensel olması gereken bir yargıdan söz ediyorsak,"kötü" yü sonuçlarda değil o yalanın içinde aramamız gerekir.
yalanın tanımına baktığımızda,en basit haliyle "gerçeğin olduğundan farklı gösterilmesi ya da gizlenmesi" ifadesi ile karşılaşırız.gerçeğin olduğundan farklı gösterilmesinde ne kötülük olabilir? eğer gerçeğin farklı gösterilmesi ya da saklanması özünde kötü ise,insanların hayatlarını kurtarmak,devletin bekasına yardımcı olmak,vb. amaçlar için yapılan farklı gösterme ya da gizleme eylemleri de kötü olmalıdır. bunun böyle olmadığı herkesçe malum. o halde "yalan" ın kötü olması özünde bir kötü değil göreli olarak kötüdür.
o zaman sorun "neye göre kötü?" dür. yalan insan ilişkilerinde ortaya çıkan bir durum olduğuna göre yalanın kötü olmasının ölçütüde insan ilişkilerini olumsuz yöne sürüklemesine göre olmalıdır. yalan söylenen bir durumda ilişkilerin kötüye sürüklenmesi yalanın söylendiği zaman değil ortaya çıktığa zamandır. yalan söylenen kişi gerçeği bilmediği için mutludur.çünkü kendisine yalan söylenmesinin nedeni zaten bireyin olumsuz duygulara kapılmasını önlemek içindir.(üzüntü,öfke vs.).yalan söyleyen ise işleri istediği yöne soktuğu için mutludur. durumu incelediğimizde yalanı ilgilendiren kişilerin tümünün mutlu olduğu açıkça görülebilir.mutsuz olma durumu(yani işlerin kötüye gitmeye başlaması) yalan söylendiği anda değil yalan ortaya çıktığı zaman başlar.
sonuç olarak yalanın kötü olması yalanın söylenmesi ile ilgili birşey değil,yalanın ortaya çıkması ile ilgili bir şeydir. yani kötü olan yalan söylemek değil söylenen yalanın anlaşılmasıdır. bu durumda yalan söylememeye çalışmak yerine, sağlam yalan söylemek ve ortaya çıkmasını engelleyici tedbirler almak daha ahlaklı ve erdemli bir davranıştır.ortaya çıkması muhtemel yalanların ise hiç söylenmemesi daha uygundur.
yalanın faydaları ise saymakla bitmez;örneğin sevgilisinin kendine aşık olmasını isteyen ama bunun gerçekleşmediğini bilen biri ne kadar mutsuzdur. oysa yalan da olsa delicesine sevilmek hiç sevilmemekten iyidir. yani hayat boyu mutsuz olmaktansa kısa süreli mutluluklar herzaman tercih edilmelidir. hem zaten gerçek dediğimiz şeyde sürekli bir değişim halindedir.değişen birşeye bağlanmaktansa kendi gerçekliğimizi yaratıp üzerine kurulmak daha gerçekçi ve saygıdeğer bir erdemdir.ayrıca hayatı değiştirmek içi çabalamak ama yenilince de bunu kabullenmek yerine kendi istediği dünyayı yaratarak orada yaşamak alkışlanası bir cesarettir.
Eğer ilişkiniz artık size zarar vermeye başladıysa, aldığınız tek bir yudum bile size yeterli gelmiyor ve karşınızdakinin de size daha fazlasını vermeye niyeti yok gibiyse, uzun zamandır kaybettiğiniz kontrolu elinize almanın zamanı gelmiş demektir.
Bazı ilişkilerde zamanla alkolizmin yerini alır. Mutluluktan daha çok acı vermeye başlamış, ve alışkanlıktan öteye geçmez olmuştur. Siz farkında olmasanızda aslında o kişiye ve ilişkiye bağımlı olmaya başlamış ve tüm hayatınızı, arkadaşlarınızı ve ailenizi arka plana almışsınızdır. İlişkinin başındaki heyecan, aşk kendini kavgalara, güvensizliklere ve hesap sormalara bırakmışsa, yalanlar iki tarafında kurtarıcısı olmuşsa, o gemiyi terk etmenin zamanı çoktan gelmiştir.
Eğer ilişkiniz artık size zarar vermeye başladıysa, aldığınız tek bir yudum bile size yeterli gelmiyor ve karşınızdakinin de size daha fazlasını vermeye niyeti yok gibiyse, uzun zamandır kaybettiğiniz kontrolu elinize almanın zamanı gelmiş demektir. Böyle zamanlarda mantık ve duyguların çekişme zamanı başlar. Mantığınız sizi bu ilişkiden uzak tutmaya çalışsa da duygularınız savaşmaya hazır değildir ve siz karşınızdaki sevgiliye hakettiğinden fazlasını vermeye başlamışsınızdır.
İşte size ilişkinizin negatif yönde olduğunu gösteren sebepler: * Kendinizi ilgiye muhtaç hissediyorsanız; Öncelikle neden böyle hissettiğinizi sorgulayın. Hayatınız boyunca hep ilgi mi beklediniz yoksa partnerinizin size karşı duyduğu ilginin zamanla azaldığını mı hissetmeye başladınız?
* Ona karşı bağımlılık hissediyorsanız; Sizi kırdığı, ihmal ettiği ve eskisi kadar sevgi sözcüklerine boğmadığı halde siz hala onsuz yaşayamayacağınızı mı düşünüyorsunuz?
* İlişkide verici taraf hep siz oluyorsanız; Partneriniz size saygı duymuyor, onun için yaptıklarınızı takdir etmiyor ve duygularını ifade etmekten kaçıyor ve siz buna rağmen hala ilişkide verici tarafa mı oynuyorsunuz?
Bunlardan sadece birini hissediyorsanız her ilişkide zaman zaman yaşanan ve birbirinize karşı duyduğunuz sevgi ve güvenle üstesinden gelebileceğiniz bir döneme girmişsiniz demektir. Ama yukarıdakilerden 2 tanesi de tamamen ilişkinizi ve hissettiklerinizi tercüme ediyorsa, arkadaşlarınızla sorunlarınızı paylaşıp, kendinizi onsuz bir hayata hazırlama vakti gelmiş demektir. Unutmayın, her geminin mutlak bir yolcusu ve her yolcunun mutlak gezeceği başka kıyılar vardır. Önemli olan dalgaların sizi fazla hırpalamasına izin vermeden, zamanında terk etmektir dumanı tüten gemiyi.
Erkek severse katiksiz sever Erkek severse delikanli gibi sever Erkek severse sinir tanimaz Erkek severse çapkinlik yapmaz Erkek severse kirmaz Erkek severse aglar Erkek severse aglatmaz Erkek severse seffaf sever Erkek severse yalan olmaz Erkek severse incitmez Erkek severse para harcar Erkek severse yaratir Erkek severse arastirir Erkek severse seksi düsünmez Erkek severse cömert olur Erkek severse nazik olur Erkek severse adam olur Erkek severse ölümüne sever Erkek severse bir kere sever Erkek severse ayrilmaz Erkek severse aldatmaz Erkek severse yalan söylemez Erkek severse Erkek severse telefon parasindan batar Erkek severse aç kalir bogazindan bisey geçmez Erkek severse romantiklesir Erkek severse en aptal ask sarkilarini bile çok manali bulur Erkek severse bir sirini açiklar Erkek severse biranin yerine sevgilisini tercih eder Erkek severse Türkiye 1.Ligi onu alakadar etmez Erkek severse Türkiye 1.Ligi onu alakadar etse bile sevgilisinle maça gider :) Erkek severse iç güdüleri gelisir Erkek severse hassaslasir Erkek severse simarir Erkek severse her zorluga katlanir Erkek severse evlenmekten korkmaz Erkek severse ileriyi düsünür Erkek severse kararli olur Erkek severse hayvani duygularindan arinir Erkek severse kizgin kumlardan serin sulara gider Erkek severse herseyi yapar Erkek severse aptallasir Erkek severse afallar Erkek severse kavga etmez Erkek severse arada bir düsüp bayilir :) Erkek severse süpriz yapmak ister Erkek severse hefeslendirir Erkek severse kiskirtir Erkek severse kanatlandirir Erkek severse isirir Erkek severse dogal olur Erkek severse yasamayi sever Erkek severse sorumluluk hisseder Erkek severse hiç yapmadigi seyleri yapabilir Erkek severse hayati dondurur Erkek severse sikilmaz Erkek severse sevdigini söler Erkek severse yerinde duramaz(Hiperaktiflesir) Erkek severse siir yazar Erkek severse saklamaz Erkek severse vazgeçmez Erkek severse rüyada gidir Erkek severse ask yarasi çeker Erkek severse pul koleksiyonunu atar Erkek severse daglardan çiçek toplar Erkek severse mektup yazar Erkek severse umudunu hiç bir zaman kaybetmez Erkek severse olgunlasir Erkek severse kalpten sever Erkek severse sinekleri öldürmez Erkek severse aksamlari uyurken kuzu saymaz Erkek severse günde 1 saat ona yeter Erkek severse çekip gitmez Erkek severse erkek sinekten bile sevgilisini kiskanir Erkek severse güzel sözler etmeye bayilir Erkek severse gönülden yanar Erkek severse asktan yorgan dösek yatar Erkek severse zamanin nasil geçtigini anlamaz Erkek severse özel günleri asla unutmaz Erkek severse sarhos olur Erkek severse arkadaslarinin basinin etini yer Erkek severse son kullanma tarihi geçmis seyleri yemez Erkek severse gözünü dört açar Erkek severse minibüslere kalemle sevgilisinin adini yazar Erkek severse hakli olsa bile haksiz oldugunu bazen kabul eder Erkek severse bagislar Erkek severse dilencilere para verir Erkek severse çiçek yaptirir Erkek severse hediye alir Erkek severse çok kolay kandirilir Erkek severse unutmaz Erkek severse sevgilisinin telefon numarasini kendi numarasindan daha iyi bilir Erkek severse kendine güvenir Erkek severse ileriye yönelik yatirimlar yapar Erkek severse dogru yoldadir Erkek severse kazanir Erkek severse söz dinler Erkek severse eline geçen firsatlari iyi degerlendirir Erkek severse günesin dogusunu izlemek için erken kalkar Erkek severse hep dua alir Erkek severse kul,köle olur Erkek severse asiklara saygi duyar Erkek severse dans dersleri alir Erkek severse eglenmesini bilir Erkek severse inanmak istemedigi seylere inanmaz Erkek severse kalp'inden agri çeker Erkek severse gözleriyle konusabilir Erkek severse bir çok seyi göze alir Erkek severse sogan ve sarimsaktan uzak durur Erkek severse gençlesir Erkek severse içi hep kipir kipirdir Erkek severse kuslar gibidir Erkek severse hosgörülü olur Erkek severse inkar etmez Erkek severse asla laf söyletmez Erkek severse yaninda nazar boncugu tasir Erkek severse içindeki zamparayi öldürür Erkek severse sevgilisinin kokusunu 100 km uzaktan alir Erkek severse alaskadayken bile içi yanar Erkek severse sevgilisini ailesiyle tanistirir
Hotmail kısa bi süre için Amerika'da yaşayan kullanıcılarının mail adreslerini 250 mb'a çıkarmıştı bunu zamanında öğrenen arkadaşlar country'lerını Amerika göstererek maillerini 250 mb'a çıkardı... Hotmailin bu durumu çakması 15 gün sürdü... Maillerini 250 mb'a yükseltenler türkiyeden %10'luk bir kesim... eee geri kalan %90'lık kesim ne oldu??? Haydi şimdi yapamayanlarda sıra eğer siz de mailinizin 250 mb olmasını istiyosanız aşağıda yazılanları uygulayın
AŞAĞIDAKİLERİ UYGULADIĞINIZDA HOTMAILİNİZ 25 MB'LIK ALANA SAHİP OLUCAK YAKLAŞIK 30 GÜN İÇERİSİNDEDE HOTMAIL TARAFINDAN 250 MB'A YÜKSELTİLECEK
önce hotmailinize girin option dan kişisel bilgilerinizde
Country: United States State: Texas mail code: 72301 veya New York 11100, California 93106, Florida 33332, Missisippi 39157, Tennessee 37010, Kansas 66013, Virginia 24716, Colorado 80303, New Mexico 87001, New Jersey 07099, Georgia 30300, Illinois 60224, Massachusetts 14025, Connecticut 06520, Arizona 85521, Alabama 35197
yapın
language seçeneğine girin ingilizce yapın buraya kadar olanları biliyoruz zaten demeyin hele bir durun.
NE GÖRÜYORSUN MAILİN 2 MB tan 25 MB a çıkmış değil mi?
evet mailine bak bir mail gelmiş hotmailden oku onu ne diyor.
You may notice that your storage meter for your e-mail inbox only says 25 MB instead of 250 MB. Please allow us at least 30 days for us to bump up your storage to the complete
250 MB. It is important to check your inbox regularly during this time.
yani bir ay civarında da mailin 250 mb olacak. not:hesabi yeniden actiginizda inboxdaki mailler silinmiyor merak etmeyin
hadi kolay gelsin.
Şimdi de türkçe
www.hotmail.com dan hesabımıza giriyoruz. sonra hesabımızı tıpkı 250mb yapmak için kullandığımız hesabımızı kapatma yöntemini kullanıoruz. bunun içinse; hesabımıza girdikten sonra adres satırımıza http://by17fd.bay17.hotmail.msn.com/cgi-bin/Accountclose yazıp enter diip ve close my account butonuna basınca hesabımız kapanıor.
tekrar www.hotmail.com dan hesabımıza giriyoruz. hemen active my account butonuna tıklıoruz. Buraya kadar herşey aynı lakin, bundan sonrasına dikkat edin. sonra karşımıza i accept butonu çıkıor hemen basmıoruz. önce hotmailin türkçe karakter için kullandığı dil konudunu yani &_lang=tr adres satırının sonuna yazıp enter dioruz. i accept butonu oldumu sana kabul ediorum? oldusa tıklayın sonra sayfanın en altından devama tıklayın aha hotmail türkçeFPRIVATE "TYPE=PICT;ALT="
yıllar geçmiş üstümüzden hala ilk günkü gibi aklımdasın özledim seni özledim seni
sen duyduğum en güzel cümlenin en güzel öznesi
tanrının unuttuğu bu kentte cennetten düşen bir manzara gibi özledim seni özledim seni söyleyecek çok sözüm vardı hepsi yarım kaldı neler ummuştum hayattan elimde ne kaldı